|
COĞRAFİ KONUM
Şarkışla’nın Sivas il merkezine uzaklığı 83 km, rakımı 1180 m’dir. İlçenin
Merkez Nüfusu 20.654, köylerinin nüfusu 28.664 olup toplam nüfusu 49.318 dir.Toplam
yüzölçümü 1965 km2 dir. Güneyinde Altınyayla ve Kayseri, batısında Gemerek,
kuzeybatısında Yozgat ili ve kuzeyinde Yıldızeli, doğusunda Sivas topraklarıyla
çevrilmiştir.
Genel olarak ilçe engebeli bir yapıya sahip olup ilçe merkezi, Kızılırmak
oluğunun güneydeki Acısu ve Kanak Çaylarını alüvyonlarıyla örtülmüş bir ova
üzerinde yer alır. Asıl yerleşme kalker yapılı (kale) bir tepenin eteklerinde
kurulmuştur.
İlçeyi kuzeyden Akdağlar çevreler; bu dağların yükseltisi 2000 metreyi geçer ve
bitki örtüsü bakımından oldukça zengindir. İlçeyi güneyden Tecer Dağlarının
güney etekleri çevreler. İç Anadolu bölgesinin en önemli peneplen platolarından
biri olan Uzun Yayla’nın bir bölümü ilçe sınırları içinde kalır. Bu yönüyle ilçe
yer şekilleri bakımından çeşitlilik gösteren (dağlar, vadiler, ovalar ve
platolar) pürüzlü engebeli bir yapıya sahiptir.
İlçede sert, karasal bir iklim hüküm sürer, yıllık sıcaklık ortalaması 12C
civarında olup, en soğuk ay ortalaması -4C, en sıcak ay ortalaması ise 19.5C
civarındadır
İlçenin en önemli akarsuyu Kızılırmaktır. İlçenin kuzeyinden geçen Kızılırmağın,
ilçeden aldığı en önemli kollar Acısu ve Kanak Çaylarıdır. Rejimleri düzensiz
olan bu akarsular özellikle yaz aylarında sularının büyük bir kısmını kaybeder
TARİHÇE
Şarkışla M.Ö 3000’li yıllarında Hititlerin yaşadığı bir yöreydi. Daha sonra bu
yöre M.Ö. 550 yıllarında İran kökenli Pers hakimiyeti altına girmiştir. Büyük
İskenderin doğu seferi sırasında Makedonya egemenliğine giren Şarkışla, bundan
sonra sırasıyla Kapadokya Krallığı ve Roma İmparatorluğu yönetiminde kalmıştır.
Bizans İmparatorluğu döneminde ise Sivas Theması’nın sınırları içerisinde
bulunuyordu. 1071 Malazgirt Savaşı sonunda Anadolu’nun fethiyle Şarkışla
yöresine de hakim olan Türkler, bölgede ilk Türk hakimiyetini Danişmentli
Beyliği ile kurmuşlardır. 1175 yılından itibaren ise bölge, Anadolu Selçuklu
hakimiyeti altına girmiştir.
1243 Moğol istilasıyla yağmalanan Şarkışla’da daha sonra Eretna Beyliği
hakimiyeti başlamıştır. Eretna Beyliği’nin yıkılması ile de Kadıburhanettin
Devleti’nin denetimine giren Şarkışla 1408 yılından sonra ise Osmanlı
hakimiyetine dahil olmuştur.
Osmanlı yönetimindeki Şarkışla 19. Y.Y’da Sivas Sancağı’nın Tonus (Altınyayla)
kazasının yönetimine bağlanmıştır. 1864 yılında yayımlanan Osmanlı Vilayet
Nizamnamesi ile belediye teşkilatı kurulan Şarkışla, 1873 yılında ilçe statüsü
kazanmıştır.
Şarkışla Osmanlılar döneminde göç alan bir yöre olmuştur. 1860’lı yıllardan
sonra Kafkasya’nın Ruslar tarafından işgali ile buradan göç eden Kafkas halkı
Uzunyayla yöresine yerleştirilmiştir.
Cumhuriyet döneminde 1926 yılında yapılan düzenleme ile Şarkışla ilçesi Sivas
Vilayeti’ne bağlanmıştır.
KÜLTÜR VE TURİZM
İlçe de tarihi değerlerinden 1669 yılında yaptırılan Ulu camii ve ilçenin
ortasında bulunan kaledir. Bugün kaleye ait hiçbir iz yoktur.
Yöre halkı gelenek ve göreneklerine bağlı, misafirperverdir. İçli ve duygulu bir
yapıya sahip olan ilçe sakinleri bu özelliklerini yöreye has deyiş, şiir ve
türkülerinde belli eder. Bu nedenle bağrından çok sayıda halk ozanı
yetiştirmiştir.
Bunların en çok bilineni ünü yurt dışına taşan Aşık Veyseldir. Her yıl 16-21
Mart tarihlerinde düzenlenen Aşık Veysel ve Ozanlar Haftası yöreye renk
katmaktadır.
Sefil Selimi, Aşık Hüseyin, Aşık Agahi, Aşık Kamber, Aşık Kunter, Aşık Kul Veli,
Aşık Şevki, Aşık Bekir, Aşık Ali İzzet Özkan, Aşık Ali İzzet Savaş, Aşık
Merdanoğlu, Aşık Mehmet Ali ve Aşık Fazlıda Şarkışla’nın yetiştirdiği
ozanlardır. Değişik kültür kucağından gelip yerleşen insanların varlığı
nedeniyle Şarkışla, halk kültürü yönünden renkli bir mozaik oluşturmaktadır.
Sivas genelinde oynanan halk oyunlarının yanısıra yöresel oyunlara da sahiptir.
Bunlar; ortaköy bicosu ve arabacı oyunudur. Kıyafetler birbirine yakın olmakla
beraber farklı motifler ve renkler içerir.
İlçede Ortaköy Çermik ve Alaman Köyü çermiği mevcut olup çeşitli hastalıklara
şifa verdiği bilinmektedir. Yeterli tesis mevcut olmadığı için istenilen düzeyde
işletilememektedir.
|