Aşık Tekke Edebiyatı
İlbeyli yöresinde Aşıklık Geleneği:
İlbeyli yöresinde aşıklık geleneğinin ilk dönemlerine ait fazla bir bilgiye
sahip değiliz. Ancak, bazı aşıkların isimlerinden bahsedilmektedir. Bilinen ilk
isim Güney Köyü’ünden Kul Mastafa’dır. Bu kişinin Kayıkçı Kul Mustafa olduğu ve
Güney köyünden olduğuna dair iddialar bulunmakta ve Kayıkçı Kul Mustafa’yla
ilgili şu bilgiler verilmektedir. “Kul Mustafa 4. Murat zamanında yaşamıştır ve
Padişah tarafından kendi aşiretine Sivas’ın İlbeyli mıntıkası veğrilmiştir. Kul
Mustafa İlbeyli’nin Avan Uşağı soyundandır. Ancak bu görüşleri ispat edecek bir
belge elimizde bulunmamaktadır. Yalnız Güney Köyünden Kul Mustafa isimli bir
aşığın çıktığı bir gerçektir. Çünkü; Kul Mustafa’nın hikayesi halen dilden dile
dolaşmaktadır.
1842 yılında tutulan bir kayıttan Yanalak köyünde Aşık Mehmed Yaramış Köyünde
Aşık Osman isimli kişilerin yaşadığı anlaşılmaktadır. Ancak, bu kaşilerin
gerçekten aşık olup olmadıklarına dair kesin bir bilgi elde edilememiştir.
Bilinen diğer bir isim ise, Çongar köyü’nden Perişani Baba’dır. Perişani, 19.
yüzyılın son çeyreği ile 20. yüzyılın yarısında yaşamış bir aşıktır. Şiirlerini
yazdığı defter oğlu tarafından suya düşürülerek kaybedildiği için, ne yazık ki
Perişani’den elimize fazla şiir ulaşamamıştır. Ezberlerde kalar birkaç şiirden
onun oldukça güçlü bir aşık olduğu anlaşılmaktadır.
Elbeyli yöresinde aşıklık geleneğinin en canlı olarak yaşadığı dönem 1930-1960
yılları arasındaki dönemdir. Bu dönemde kendisinden şiirler yazan fazlaca aşık
çıkmamasına rağmen, düğünlerde ücret karşılığında türkü söyleyen ve hikaye
anlatan insanlar ön plana çıktığı için gerçek anlamda aşıklık geleneği bu
dönemde yaşanmıştır. Bu dönemin temsilcileri, Aylı Köyü’nden Aşık Sülo (Aşık
Süleyman) ile onun çırağı Koyunculu Aşık Üsüyün (Hüseyin)’dir. Daha sonra Aşık
Hüseyin, Aşık Halil, Aşık Oksan, Aşık Hamdi ve Aşık Halim’i yetiştirmiştir. Bu
dönem aşıkları usta çırak ilişkilerine önem vererek düğünlerde çalıp çağırmış,
yörenin aşıklıkaşıklık geleneğine önemli katkıda bulunmuşlardır. Teknolojik
gelişme,gramafon, teyp radyo ve pikap gibi araçların yaygınlaşması sonucu,
1960’lı yılların başında aşıklar eski itibarlarını yitirdiklerinden artık
düğünlere gitmekten vazgeçmiş ve köşelerine çekilmişlerdir.
Günümüzde ise aşıklık geleneğinin yöredeki tek temsilcisi Aşık İsmeti’dir saz
çalıp türkü söylemese de, yazmış olduğu şiirler halk şiirinin mükemmel örnekleri
olarak kültür vadimizde yerini almıştır. Aşık İsmeti’nin peşinde ise Garip
İsmail (İsmail Toy) gelmektedir. Garip İsmail, saz çalması, türkü söylemesi,
atışma yapması ve kendinden şiir söylemesiyle dikkat çekmektedir. Güçlü eserler
yazdığı takdirde, bu geleneğin sürdürülmesinde önemli bir roller üstleneceği
kuvvetli ihtimaldir.
Yöre Aşıkları
|